.

Profilim

yeni bir dünyanın içinde yeni insanlarla birlikte güzel şeyler paylaşmak

En Son Yazdıklarım

Başlıksız
Başlıksız
arkadaşlığın önemi
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
bloğa şarkı koymak
yeni üyeler için
seni diliyorum bitanem
son yaprak

Dostlarım

elele
acar1234
yemekji

Saatim


9/7/2007 -
Kategori siirler

 

 y
g
Söyle Sevgilim

Neydi o beni sana baglayan
Kalbimin atisini saglayan
Öyleki yüregimi daglayan
Askmi aci,mi söyle sevgilim

Kadermi bu acimi yoksa tatsiz bir animi
Benden cikan su canimi sana,mi  Askinami söyle sevgilim
Canin isterse sen yine beni ara

Üzülme sen düsme dara
Ask denizi bitti göründü kara
Bitsin,mi devam,mi söyle sevgilim.......

Sana haram olsun.

Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

28/5/2007 -
Kategori siirler

 

 

ADAM GİBİ SEVDİM

Adam gibi sevdim,
Adam gibi de giderim.

Senin zıplayarak yürüdüğün yollarda,
Ben yeri titreterek yürüdüm.
Senin sarılıp öptüğün asalaklara,
Ben elimi bile uzatmadım.

Adam gibi sevdim,
Adam gibi de giderim.

Belimde silah, cebimde bıçak taşıyıp,
Delikanlıyım diye ortalarda dolaşmadım.
Elbet ben de emanet taşımasını bilirim,
Ama ben içimde yürek taşırım.

Adam gibi sevdim,
Adam gibi de giderim.

Artık çekersin sefanı,
İçersin rahat rahat içkini,
Peşinde koşarsın sevildiğin sandığın insanların,
Ama nafile yine yalnızlık olacaktır sonun,
Bilesin bunu. Ahdımdır! Bedduamdır!

Adam gibi sevdim,
Adam gibi de giderim.

Ben sevdamı dışımda değil,
İçimde taşıdım.
Senin gibi orda burda anlatmadım,
Keyfini sürmedim bu sevdanın.

Adam gibi sevdim,
Adam gibi de giderim.

Senin aşkın denemekmiş insanları,
Üzmekmiş kalpleri,
Sonra çekip gitmekmiş ardına bile bakmadan.
Üç günlük dünyada günlükmüş yaşamak istediğin aşklar,
Ama bilesin,
Delikanlıyım, Allah'ına kadardır sevdam.

Adam gibi sevdim,
Adam gibi de giderim.

Marka giyip, hava atmadım.
Artist gibi yürüyüp, hovardalığa çıkmadım.
Burnum havada, insanları hor görmedim.
Bunları yapmadığım için terkedildim,
Adam gibi yaşarım, taviz vermem.

Adam gibi sevdim,
Adam gibi de giderim.........

anonim...

 

 

Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

30/4/2007 - arkadaşlığın önemi
Kategori yazilarim

Yorumlar (2) Yorum Gönder! Bağlantı

30/4/2007 -
Kategori yazilarim

Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

30/4/2007 -
Kategori yazilarim

 

 

 

 

 

Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

30/4/2007 -
Kategori yazilarim

Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

7/4/2007 - bloğa şarkı koymak
Kategori yazilarim

Sitenize   şarkı   koymak   isterseniz

www.TrTube-Türkiye.com

www.YouTube.com

www.PIRILTI64.spaces.live.com

bu   sitelerden   faydalanabilirsiniz

Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

7/4/2007 - yeni üyeler için
Kategori yazilarim

                    

       YENİ   ÜYE   OLANLARA

İlk   olarak    şablon   değiştirmek   isterseniz.

aşağıdaki   sitelerden   faydalanabilirsiniz.

www.bigoo.ws

www.Mspremade.com

www.MyCuteSpace.com

www.5000Layouts.com

www.Pimp-My-Profile.com

www.Myspace.Layouts.com

www.Myspace-gen.com

www.Codemylayout.com

bu   sitelerden   şablonlarınızı   seçebilirsiniz..

şablonları   atarken   sol  klik  yapıp   tümünü

şeç   deyin   tutup   kendi   şablonunuzun   üst  

tarafına   atın.   ön   izleme   yapın   eğer   ana  

 sayfada   yazılar   varsa  şablonun   içinden   üst  

taraftaki   ( style)  yazısına   kadar   olan   bölümü

silin  kaydet   deyin...

şablonlarınızı   ister   background   ister   layouts

yazan   şablonlardan   seçin...

Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

2/4/2007 - seni diliyorum bitanem
Kategori siirler


 
 

                                           Seni Diliyorum
                                    Sessizliği çöküyor gecenin
                                    Alışamadığım kentin sokaklarına
                                    Ve biraz masum, biraz sönük
                                    Biraz yaramaz,
                                    Bir yıldız kayıyor gökyüzünde.
                                    Aklıma geliyor yine o şarkı
                                    Hiç getiremediğim sonunu
                                     belki de cesaretim yok 
                                     ama yine de sen diyorum.
                                     çırpınırken yüreğim sessizce
                                     kayarken bir yıldız gökyüzünde
                                     Ben yalnızca..
                                     Seni diliyorum... 
 

Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

2/4/2007 - son yaprak
Kategori hikayeler

SON YAPRAK

Ülkenin batısındaki küçük bir mahallenin bir sokağının neredeyse
tamamı ressamlardan oluşmaktaydı. Bu mahallede, üç katlı bodur
bir tuğla yığınının tepesinde iki kız arkadaşın stüdyoları bulunmaktaydı.
Alt katlarında ise yaşlı bir ressam otururdu.

Günlerden bir gün kız arkadaşlardan biri zatürree hastalığına yakalandı.
Genç kız günden güne eriyordu. Bir gün, arkadaşı resim yaparken
o da yatağında pencereden dışarı bakıyor ve sayıyordu...

Geriye doğru sayıyordu; "Oniki" dedi, biraz sonra da "onbir"; arkasindan
"on", sonra "dokuz"; daha sonra, hemen birbiri ardina "sekiz" ve "yedi".
Arkadaşı merakla dışarı baktı. Sayılacak ne vardı acaba?
Görünürde sadece kasvetli, bomboş bir avlu ile altı yedi metre ötedeki
tuğla evin çıplak duvarı vardı. Budaklı köklerinden çürümüş,
yaşlı mı yaşlı bir asma, tuğla duvarın yarı boyuna kadar tırmanmıştı.

Dönüp arkadaışna "Neyin var?" diye sordu. Hasta kız fısıltı halinde" altı" dedi.
"Artık hızla düşüyorlar. Üç gün önce neredeyse yüz tane vardı.
Saymaktan başıma ağrı giriyordu. Ama şimdi kolaylaştı.
İşte biri daha gitti. Topu topu beş tane kaldı şimdi."
"Beş tane ne?" diye sordu arkadaşı. "Yapraklar, asmanın yaprakları.
Sonuncusu da düşünce, ben de mutlaka gideceğim. Hissediyorum bunu."

Arkadaşı ona saçmalamamasını söyleyip içmesi için çorba götürdü.
Fakat o: "İşte bir tanesi daha gidiyor. Hayır, çorba filan istemiyorum.
Bununla geriye dört tane kaldı. Hava kararmadan sonuncusunun da düştüğünü
görmek istiyorum.. Ondan sonra ben de gidecegim." diyerek cevap verdi.

Genç kız uykuya daldığında arkadaşı da alt katta ki yaşlı ressama
ziyarete gitti. Bu sırada yaprak olayını da anlattı yaşlı adama.
Yukarı çıktığında arkadaşı uyuyordu. Ertesi sabah hasta kız hemen
arkadaşına perdeyi açmasını söyledi. Ama hayret! Hiç bitmeyecekmiş
gibi gelen upuzun gece boyunca aralıksız yağan yağmur ve şiddetle esen
rüzgârdan sonra, bir asma yaprağı hâlâ yerinde duruyordu.

Sapına yakın tarafları hâlâ koyu yeşil kalmakla birlikte, testere ağzı gibi
tırtıllı kenarlarına ölümün ve çürümenin sarı rengi gelmiş olan yaprak,
yerden altı yedi metre yükseklikteki bir dala yiğitçe asılmış duruyordu.

"Bu sonuncusu" dedi hasta kız."Geceleyin mutlaka düşer diye düşünmüştüm.
Rüzgârı duydum. Bugün düşecektir, o düştüğü an ben de öleceğim."
Ağır ağır geçen gün sona erdiğinde onlar, alacakaranlıkta bile, asma
yaprağının duvarın önünde sapına tutunmakta olduğunu görebiliyorlardı.

Derken şiddetli yağmur tekrar başladı. Hava yeteri kadar aydınlanır
aydınlanmaz, genç kız hemen perdenin açılmasını istedi. Asma yaprağı
hâlâ yerindeydi. Genç kız, yattığı yerden uzun uzun yaprağı seyretti. Sonra
arkadaşına seslendi. "Münasebetsizlik ettim. Benim ne kötü bir insan
olduğumu göstermek istercesine, bir kuvvet o son yaprağı orada tuttu.

Ölümü istemek günahtır. Şimdi biraz bana çorba verebilirsin." dedi.
Akşamüstü gelen doktor ayrılırken; şimdi alt kattaki bir hastaya
bakmam gerekiyor. Yaşlı bir ressammış sanırım. O da zatürree.
Yaşlı adamcağız çok ağır bir durumda, kurtulma umudu yok ama
daha rahat eder diye bugün hastaneye kaldırılıyor dedi.

Ertesi gün doktor : "Tehlikeyi atlattınız, siz kazandınız." dedi.
O gün öğleden sonra arkadaşı artık iyileşmiş olan arkadaşına alt kattaki
yaşlı adamı anlattı. Yaşlı adam iki gün hastanede yattıktan sonra ölmüş.

Hastalandığı günün sabahı kapıcı onu, odasında sancıdan kıvranırken
bulmuş. Pabuçları, elbisesi baştan aşağı sırılsıklam, her yanı buz gibi bir
haldeymiş. Öyle korkunç bir gecede nereye çıktığına akıl sır erdirememişti
kimse. Sonra, hâlâ yanık duran bir gemici feneri, yerinden sürüklene
sürüklene çıkarılmış bir portatif merdiven, bir de üstünde birbirine
karışmış sarı, yeşil boyalarla bir palet ve sağa sola saçılmış bir kaç fırça
bulmuşlar. O zaman o son yaprağın sırrı da çözüldü. Rüzgâr estiği zaman
bile yerinden oynamayan yaprak, yaşlı ressamın şaheseriydi. Yaşlı adam,
son yaprağın düştüğü gece oraya bir yaprak resmi yapıp yapıştırmıştı.


Yorumlar (yok) Yorum Gönder! Bağlantı

Sonraki Sayfa

Menü

Ana Sayfa

Profilim

Arşiv

diğer bloglarım


izmirde hava

The WeatherPixie

müziğim

Rober Hatemo - Sen...

yorumları buraya yazın


Get your own Chat Box! Go Large!

sizin için